götten çok zevkli

Götten Sikilmek Çok Zevkliymiş

Merhabalar, ben Sinem. Şu an 21 yaşındayım ve oldum olası yetişkin erkeklerden hoşlanmaktayım. Boyum 1.63 cm, kilom 48, esmerim, saçım siyah ve kısa, göz rengim ise kahverengi.

O zaman daha liseye gidiyordum ve 18 yaşındaydım. O güne kadar cinsellikle ilgili hiç bir şey bilmiyordum yani nasıl yapılır filan hiçbir fikrim yoktu sadece bir keresinde bilgisayardan biraz erotik filmlere bakmıştım. Ama okuldan bazı kızarkadaşlarım götten sikiştiklerini ve çok zevk aldıklarını ballandıra ballandıra bana anlatmışlardı. neyse hikayemize dönmek gerekirse, Biz Her yıl olduğu gibi yaz tatiline köye gideriz.

Köyümüz çok kücük şirin ve güzel bir köydür, dağların arasında, ormanlık, pek fazla insanın olmadığı bir yerdir. Ana yola uzak olduğu için pek kimse köyümüzü bilmez. Annem babam ve ufak kardeşimle yaz tatilimizi köyde geçiririz. Babam aşağı yukarı 20 gün kalır yeniden Ankaraya döner, sonra haftada bir gün gelir kalır gider. Evimiz köyün biraz dışındaır.

Bir tane komşumuz var, o da köyümüzün çobanı Birol amca. Birol amca 32 yaşında ve bu zamana kadar hiç evlenmemiş, çok iyi bir adamdır. Aramız ailece de çok iyidir. Her sene Birol amcayla koyunları otlatmaya dağa giderim. Sabahtan akşama kadar koyunlarla vakit geçirmek çok keyifli olur. Bu sene de Birol amcanın ahırına gidip koyunlarla oynamaya başladım.

Bir süre sonra Birol amca geldi, “Ooo, güzel geldin Sinem, nasılsın, iyimisin kız?” deyip sarılıp yanağımı öptü. “Hoş bulduk Birol amca, iyiyim, sen nasılsın?” dedim. “Ben de çok iyiyim, görmeyeli büyümüş, serilmiş serpilmişsin, kocaman genç kız olmuşsun be! Eee, sen büyüdükçe ben de kocadığımın farkına varıyorum!” dedi. “Yok be, hiç değişmemişsin!” dedim. Teşekkür etti ve babamın nerede olduğunu sordu. “Evde.” dedim. “Hadi gidelim babanın yanına.” dedi.

Olur dedim, gittik. Birol amca babamla biraz muhabbet ettikten sonra, “Çeneyi fazla çaldık, şimdi ekmek parası kazanmaya gideyim, yazık hayvanlar açıktı, bana müsaade!” diyerek ayağa kalktı. Bana da, “Hadi ufak çoban kalk, koyunları gezdirmeyi Sinemişsindir!” dedi. (Birol amca bana hep ufak çoban der). “Tamam Birol amca, üzerimi değiştirip geliyorum!” deyip odama gittim, mavi kot pantolonumu ve beyaz gömleğimi giyindim geldim.

Birol amcayla birlikte koyunları otlatmaya gittik. Koyunları biraz gezdirdikten sonra bir çeşmenin başına geldik. Koyunlar sulanıyordu. Ben Birol amcanın yanına oturdum. Birol amca devamlı bana bakıp gülüyordu. “Birol amca sana birşey sorabilir miyim?” dedim. “Tabi ki, ne istersen sor ufak çoban!” dedi. “Bu zamana kadar neden evlenmedin?” dedim. “Yaramı deştin be… Zamanında bir kızı sevdim, istettim vermediler, ben de buraya yerleştim.” dedi. “Başka bir kızla evlenseydin ya?” dedim. “Aşk nedir bilir misin sen?” dedi. “Yoo bilmem.” dedim. “Aşık ol da göreyim seni!” dedi.

Bir süre muhabbetten sonra, “Kız sen şimdi kaç yaşındaydın?” dedi. “18 yaşındayım!” dedim. “Eee etrafındaki erkeklerin ciğerini yakmaya başlamışsındır, yakında gönlünü birisine kaptırırsın!” dedi. “Yok be Birol amca…” dedim. “Ne yani, sana arkadaşlık teklif eden de mi yok?” dedi. “Yok canım var, ancak hepsinin aklı diğer yerlerde…” dedim. “Anlamadım?” dedi. “Yaa hepsinin aklı !” dedim. “Haaaa, anladım! Neyse boş ver, esasen doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı bence!” dedi. Bu sefer ben, “Anlamadım?” dedim. “Doğru kişi: evlenmeden önce birisiyle seks yapacaksan, kimseye anlatmayacak, aranızdakileri sır olarak saklayacak güvenilir birisidir.

Doğru yer: sizi kimsenin bilmediği ve rahatsız edemeyeceği yerdir. Doğru zaman ise, doya doya o anı yaşamak için yeterli süre’dir!” dedi. Ben sesimi çıkartmadım. Bir süre daha oyalandıktan sonra akşam oldu, eve geldim. Gece yatağıma uzandım, Birol amcanın dediği, (Seks doğru kişiyle, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı) lafı aklıma geldi. Haklıydı. Eninde sonunda birisiyle bir ilişki yaşayacaktım. O kişi neden Birol amca olmasındı ki? Doğru kişi bence o olmalıydı. Kararımı verdim, Birol amcaya göbütünü siktirecektim. Fakat nasıl olacaktı, ona gidip, (Benimle seks yapar mısın?) diye soramazdım.

Aileme fark ettirmeden onu tahrik etmeliydim. Babamın yine Ankaraya gittiği gün sabah erkenden kalktım, banyomu yaptım, altıma siyah külotumu ve siyah sütyenimi giyindim, üzerime düşük bel mavi kot pantolonumu ve gri renkli tişörbütünü giyindim, Birol amcanın evine gittim…

Birol amca evin önündeki ağacın altında oturuyordu, “Gel ufak çoban, otur, ne yapıyorsun bakalım?” dedi. “Hiiiç geziyorum, canım sıkılıyor. Koyunları otlatmaya ne zaman gidiyorsun?” dedim. “Birazdan menfaatim.” dedi. “Ben de geleceğim. Şey… buralarda yüzebileceğim bir yer var mı?” dedim. “Tabi ki var!” dedi. “Oraya gidelim mi?” dedim. Tamam dedi.

Neyse, bir müddet sonra koyunları ahırdan çıkardık ve gezdire gezdire bir derenin kenarına geldik. Çok hoş bir yerdi. “Burada beni kimse görmez değil mi?” dedim. “Yok kimse gelmez buralara, rahat rahat yüz sen, ben bakarak olurum sana!” dedi. Derenin biraz yukarıyasında kulübe gibi bir yer vardı, “Orası kimin?” dedim. “Orası benim bazı durumlarda orada kalırım.” dedi. “Tamam o zaman ben biraz suya girip serinleyeyim.” dedim.

Birol amca arkasını dönüp uzaklaşmaya başladı. Ben tişörbütünü ve pantolonumu çıkarıp, sütyen ve külotla suya girdim. Su gerçekten harikaydı, bel hizasına geliyordu. Bir süre sonra ben sudayken bir çıtırtı duydum. Çaktırmadan sesin geldiği çalılıklara baktım, net göremedim, ancak Birol amcanın beni gkısacasıdiğinden emindim. Hiç istifimi bozmadan suyla oynuyordum. Suyun içinde türlü türlü biçime giriyordum, eğiliyordum, domalıyordum ve kalkıyordum.

Amacım onu çıldırtmaktı. Bir süre sonra sudan çıktım ve kurulanmadan elbiselerimi giyindim (havlu yoktu). Tişörbütün ve pantolonumun önü arkası sırılsıklam olmuştu. Birol amca ıslık çalarak dere kenarına gelmişti. Beni o biçimde görünce, “Hasta olacaksın bu halde…” dedi ve elimden tutup kulübesine götürdü. Kulübesindeki eşyalar biraz kolay te olsa, herşey vardı.

Bana bir havlu verdi. Ben diğer odaya gidip gömleğimi ve pantolonumu çıkarttım havluyla vücudumu iyice kuruladım. Sonra tüm cesaretimi toplayıp Birol amcanın yanına iç çamaşırlarımla gittim, “Elbiselerimi astım, birazdan kurlinkar.” dedim ve Birol amcanın yanına oturdum… Birol amca hiç sesini çıkartmadı, yalnızca gözleri ıslak sütyenimle külotumda dolaşıyordu. Baktım ki Birol amcanın önü kabarmaya başladı.

Birol amcaya sordum, “Doğru yer burası, doğru zaman da şimdi, doğru kişi sen olurmusun?” dedim. Birol amca yine hiç konuşmadan elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve “Arkanı dön!” dedi. Dediğini yaptım.

Sütyenimin kopçalarını açıp yavaşça çıkarttı. Sonra iki eliyle kilotumu yanlarından tutup yavaşça aşağıya indirdi ve çıkarttı. Karşısında çırılçıplaktım, arkam dönüktü. Ayağa kalktı, elleriyle belimi sardı, boynumu öptü, sırtımı öptü sonra belimi öptü. Yavaş yavaş aşağıya iniyordu ve ben heyecandan titriyordum.

Diz çöktü, göbütünün yanaklarını öpüp okşuyordu. Bacaklarımı öptü, sonra beni çevirdi ve çekyata oturttu… Bacaklarımın arasına geçti ve göğüslerimi okşamaya, öpmeye başladı. Yavaş yavaş aşağıya doğru indi, göbegimi öptü. Elleriyle bacaklarımı araladı, amım bütün çıplaklığıyla karşısındaydı. Nihayet amımı öpmeye başladı. O kadar hoşdi ki, o zevki anlatmaya kelimeler yetmez. Yaklaşık 10-15 dakika kadar amımı öptü yaladı.

Ve ben ilk defa bir erkek tarafından orgazm edilmiştim. Amımdan akan suları bile yalayıp yuttuktan sonra ayağa kalktı ve yavaş yavaş soyundu. Sadece külotu kalmıştı. Beni önünde diz çöktürüp, “Külotumu sen menfaatirmısın?” dedi. Ellerimle külotunun yanlarından tuttum aşağı indirirken, birden yarağı külotundan dışarı fırlayıverdi.

Yarağı kocamandı, biraz korkmuştum, ancak vazgeçmeyecektim. “Öp onu, yala!” dedi. Yarağını iki elimle tuttum, aynen dediği gibi yalamaya başladım. Birkaç dakika sonra, “Ağzına al!” dedi. Ağzımın içine almaya çalışıyordum, ancak kocamandı, yalnızca ucu giriyordu… Elleriyle saçımdan tuttu, başımı yarağına bastırıyor, geri çekiyordu. Artık ben hiçbir şey yapmıyordum, o elleriyle başımı bir ileri bir geri gdolayıyordu.

Heyecandan ve zevkten başım dönmeye başlamıştı. Birol amca ise iyice hızlanmıştı. Başımı bıraktı ve yarağını ağzımdan çekip mastürbasyon yapmaya başladı. Ben ise diz çökmüş halde, yarağına bakıyordum. O kadar hızlı mastürbasyon yapıyordu ki komiğime gitti. Aniden bir eliyle kafamdan tuttu diğer eliyle mastürbasyona devam etti ve derken spermlerini yüzüme boşalttı… Ağzım yüzüm sperm olmuştu, spermleri çenemden göğüslerime akıyordu. Boşaldığı halde yarağı sopa gibi duruyordu.

Beni ayağa kaldırdı, omuzlarımdan tutup arkamı dönderdi ve “Eğil!” dedi. Eğildim. Dizlerimi çekyata koydurup, ellerimle de çekyatın üzerinden tutundurdu. Belimi bastırarak, “Belini yay gibi yap, poponu beline değdirmeye çalış!” dedi. Dediğini yaptım. Yüzümden halen spermler akıyordu, yüzümü çekyatın örtüsüne iyice sildim. “Bakiresin değil mi?” dedi. “Evet, bakireyim!” dedim. “Korkma, bekaretine zarar vermeyeceğim!” dedi. O anda amımı da sikse karşı koymayacaktım, tamamıyla teslim olmuştum ona.

Göbütünün deliğine bolca tükürüp işaret parmağını göbütüne soktu çıkarttı. Bir süre sonra artık baş parmağını sokup menfaatiyordu. Göbütün alışınca iki parmağını birden soktu. Ben de yavaş yavaş zevk almaya başlamıştım… Daha sonra göbütünü parmaklamayı bırakıp, iki eliyle belimden tuttu ve yarağını göbütüne dayadı.

Yavaş yavaş göt deliğime sokmaya çalışıyordu, ancak girmiyordu. Tekrar parmaklarını göbütüne sokmaya başladı, bu sefer üç parmağını sokuyordu. Yaklaşık 10 dakika parmakladıktan sonra yeniden belimden tutup yarağını göt deliğime yerleştirdi. Yavaş yavaş bastırıyordu.

Ucu girmişti ve canım biraz yanmıştı, ancak sesimi çıkartmıyordum. Ağır ağır sokuyor, ben acıyor dediğim zaman biraz menfaatiyor, sonra yeniden sokuyordu. Yaklaşık 5 dakika sonra kasığını popomda hissettim, sonuna kadar girmişti göbütüne. Bir iki dakika bekledikten sonra yavaş yavaş menfaatiyor, sonra yeniden sokuyordu.

Ben artık iyice zevk almaya başlamıştım. Gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı. Derken belimden çokıca tutup kendine iyice çekti ve o biçimde bekledi. “Oooohhhhh!” demesiyle içimde bir sıcaklık hissettim, boşalmıştı. Bir müddet o biçimde bekledikten sonra yarağını göbütünden çıkarıp beni ayağa kaldırdı, dudaklarımdan öptü. Sonra çekyata oturdu, bacaklarını açtı, yarağı küçücük kalmıştı. Beni kucağına oturttu, öpüşmeye devam ettik.

Boynumu boğazımı yalayıp öptü, sonra da göğüslerimi ayrı ayrı ağzına aldı emdi. Çok geçmeden altımda yarağının tekrar büyümeye başladığını hissetmiştim. “Bak daha doymamış, biraz daha öp onu da iyice sertleşsin!” dedi. Kucağından inip önünde diz çökbütün ve yarağını öpmeye başladım. Öptükçe büyüyordu.

Birkaç dakika sonra kocaman olmuştu. “Ayağa kalk!” dedi, kalktım. Bacaklarını kapattı, iyice uzandı, “Arkanı dön, üstüne otur!” dedi. Ben otururken o da bir eliyle göbütünün yanaklarını ayırıp bir eliyle de yarağını tutup göbütünün deliğine yerleştirdi, yavaş yavaş hepsini alana kadar oturdum.

O altta, ben üstte inip kalkıyordum, kocaman yarak köküne kadar göbütüne girip çıkıyordu. O biçimde 10-15 dakika gidip geldikten sonra bir kez daha içime boşaldı… Kalktım üzerimi giyinecektim, “Hayır, daha değil!” dedi. Beni çırılçıplak oturup, dolaptan yiyecek birşeyler çıkarttı, birlikte yedik. Sonra elimden tuttu, dışarıya çıktık. Çırılçıplaktık.

Nedense çekinmiştim, “Ya bir gören olursa?” dedim. “Korkma kimse gelmez, burası itin öldüğü yer!” dedi. Dereye indik ve suya girdik, birde orada sikti göbütünü. Sudan çıkıp bir ağacın gölgesine oturduk, dinlendik.

Eve gitmeden son bir kez de ağzımla boşalttım. Birol amca 4 saat boyunca tam 6 defa boşalmıştı. Bende derman kalmadı tabii, akşam eve gittiğimde yorgunluktan ölecek gibiydim. Yaz tatili boyunca bunu sıklıkla yaptık, ancak ilk günkü gibi çok değil. Diğer günlerde 2, bazı durumlarda de 3 defa yaptık. Arkadaşlarım haklıymış, götten sikilmek çok zevkli oluyormuş!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir